2 Kasım 2009 Pazartesi

muğla- akyaka


Muğla-Marmaris arasında yolun tam ortasında akyaka tabelasini gördüğümde(çok uzaktan gelipte neyle karşılacağını bilmenin tedirginliğiyle)girdiğim bu tatil beldesi daha ilk bakışta ben burdayım ve başka bir tatil seçeneği sunuyorum diyordu insana. Beldeye girerken ilk dikkatimi çeken gökova körfezinin o muhteşem manzarası ve bu manzaraya dantel gibi yakışan kendine özgü mimarisiyle akyaka evleriydi.internetten araştırdığım ve birkaç arkadaşımın çok yoğun ısrarı sonucu gittim akyakaya.amacım yabancı turistlerin fazla olmadığı sakin,güzel,denizle,kumla,güneşle dolu bir tatil geçirmekti.ama akyaka inanın bunlardan daha fazlasını veriyor insana.

Akyaka da ilk olarak kalacak bir yer bulmak zorundaydık. İlk girdiğim birkaç apartı beğenmedik.üçüncü girdiğimiz apartı beğendik ve yerleştik. Akyaka da hemen hemen tüm kalacak yerler apart şeklinde. Daha sonra çantalarımızı alıp sahile gittik.akyaka’da küçük bir kumsal var ama çok kalabalık olmadığı için rahatlıkla şezlong buluna biliyor. Deniz kum ve gayet temiz,kumsala paralel bir şekilde lokantalar ve cafeler sıralanmış durumda sokak aralarında hediyelik eşya satan genelde üniversite öğrencilerinin işlettiği tezgahlar var.kumsalda kaldığım süre boyunca hafif rüzgar esti ve bu rüzgar sayesinde sıcak hiç bunaltmadı. Akşam disko bar tarzında takıla bilecek fazla bir yer yok.canlı müzik yapan birkaç işletme ve sokak aralarında birkaç bar var. Genelde akşamları deniz kenarında kır kahvesi görünümünde ki bir cafe de bira içerek geçirdik. Ama sıkıldık dersek yalan söylemiş oluruz her şey gayet güzeldi.

İkinci gün saat 10’da akyadan hareket edip 18’e kadar koyları gezdiren tekne turuna katıldık.sırayla kandilli koyu,ince kum,kloapatra adası,lacivert koy ve adını hatırlayamadığım bir sualtı mağarasını gezdik.daha önce birkaç yerde daha tekne turuna katılmıştım ama akyaka da ki tekne turu bence diğerlerinden çok çok güzeldi. Koylar o kadar güzel ve temiz ki Türkiye de olup ta böyle yerleri daha önce gezmediğim için kendime çok kızdım.üçüncü gün yeniden sahile takıldık.dördüncü gün ise belediyenin çek çekiyle(traktör kasası gibi bir şey) çınarcık koyuna gittik.çınarcık koyuda bence akyaka da görülmesi gereken çok güzel bir yer.

Beşinci gün ise akyakalıların azmak dediği(denizle ırmağın karıştığı yerin adı azmakmış) çayı gezi motorlarıyla gezdik ve akşam aynı yerde bulunan balık ekmekçilerden balık ekmek yedik.(özellikle balık ekmeği yazdım çünkü müthiş lezzetli).birkaç gün daha akyaka da takılıp Marmaris e yol aldık.

Akyaka da alternetif tatil adına her şey mevcut.Her şey gayet uygun fiyatlarda.insanlar otellere sıkışıp kalacaklarına bence böyle yerleri gezip görmeleri çok daha anlamlı.neyse uzun lafın kısası tatilden dinlenmek,denizin ve güneşin tadını çıkarmak,farklı yerleri gezip görmek ve sakin bir tatil bekleyenler akyaka yı mutlaka göz önünde bulundursunlar…..